25 Haziran 2015 Perşembe

Ölümsüzlük İksiri ve Meditasyon









Bundan 5000 yıl önce Çin'de bir bardağın içerisinde düşen yeşil bir yaprakla keşf edilen çay aslında yeşil çaydır.

Siyah çay yeşilden çok sonra kurutularak bulunmuştur.

Mucizevi içecek olarak adlandırılan çayın vücuda faydası pek çok...Peki budist rahiplerin uzun süre meditasyon yapıp, dinç kalabilmek için yeşil çay içtiğini biliyor muydunuz?

Zaten aslında bu sebepten ötürü bu kadar meşhur bir çay haline gelmiştir çünkü; bahsedilen budistler hem çok uzun, hem de çok sağlıklı yaşamaktadır.

Böylelikle bu mistik çay ölümsüzlük iksiri gibi adlandırılmış ve tüketimi hızla artmıştır.


Meditasyon, yoga, reiki,  nefes terapisi vb tekniklerle arınma yöntemlerinde yine yeşil çay tüketilmelidir.


 Kuvvetli bir antioksidan olan yeşil çayın toksin atma özelliği, terapi sonra negatif enerji boşaltımını kolaylaştıracak ve hem zihnen hem de bedenen rahatlama sağlamanıza yardımcı olacaktır.



Özellikle meditasyon öncesi içerseniz; uykunuzun gelmesini engelleyecek hem de konsantrasyonunuzu arttıracaktır.


Havanın kapalı, yağmurlu olduğu günlerde eğer depresifleşen ruh haline sahipseniz  ve

"canım hiç bir şey yapmak istemiyor, yorganın altına gizlenip yatasım var diyorsanız"  yeşil çayı mutlaka o günlerde için derim. Rahatlamanızı sağlar...

Bu özel çay eskiden; Uzak Doğu'da depresyon hastalarının tedavisinde de kullanılmıştır.

Mistik bir havaya sahip yeşil çayın ruhani taraflarından bahsetmek istedim başka bir yazım da da çay meditasyonun nasıl yapılacağından bahsedeceğim.

Çayınız bol, yolunuz ışıklı olsun... www.safidem.com


Çay'la kalın...

24 Haziran 2015 Çarşamba

Çay demlemenin En keyifli Hali www.safidem.com



www.safidem.com

Çayın Aşkı!








Çayın tüketimi bu denli yaygın olunca onunla birlikte anılan ve onsuz olamayan ürünler var Çaydanlıklar!

 Çaydanlıksız bir çay düşünülebilir mi?  

 Çayın  vazgeçilmez aşkı çaydanlık... 

Çayla birlikte doğan ve devleşen sektör, çeşit çeşit çaydanlıkları alıcısıyla buluşturmuş ve biricik çaydanlıklarımız evimizin vazgeçilmezi olmuştur.


Çay tutkunları, çaydanlık ve demlik koleksiyonunu bile yapılmaktadır. Koleksiyonerler çeşitli modeller ve boyutlarda çaydanlıkları alır dener ve koleksiyonlarına katarlar.


Çaydanlık kullanımında tercihler de değişmekte; kimisi illa porselen demlik çayın tadını veriyor  diyor, kimisi çelik çaydanlıktan vazgeçemiyor.  Aliminyum çaydanlıkta içtiğim çayı unutamam diyen de var emaye tutkusu olan da…


Ben klasik çelik çaydanlık ile demlenen çayın tadını daha güzel buluyorum. Tabi nasıl demlediğiniz, kullandığınız çay, demleme süresi vb deminizin kalitesini doğrudan etkileyecektir. Çelik çaydanlık alırken dikkat etmeniz gereken noktalar var işte onlar;


Çaydanlığın kapağıdüşmemeli mesela … Misafirler gelmiş ; tam çayı koyarken düşen kapak kabusunuz olmamalı... Ya da damlatan demlikler… Dem damlaları tepsinize resim yapmamalı…




Çaydanlığınızın dışının mat değil parlak olmasına da dikkat edin, mat desenli çaydanlıklar çizikleri daha çok gösterir ve daha hızlı deforme olur.

Her gün sıklıkla kullanılan bir ev gereci olduğundan, en çok değişen ev gereçlerinden de biridir aslında çaydanlık o yüzden garantisinin uzun yıllar olmasına önem verin.


Çeliğinin kalitesi 18/10 paslanmaz çelik olmalıdır. Çelik kalitesi hakkında bilgi sağlığınız açısından ve kaynama esnasında çay suyunun tadının değişmemesi açısından son derece önemli…


Eh bir de özel olmalı, estetik olmalı, mutfağıma yakışmalı, hem de güzel dem vermeli, hem de;  A Kalite olmalı diyorsanız www.safidem.com da ki özel tasarım çaydanlıklara bir bakın derim.

Çay'la Kalın!:)






23 Haziran 2015 Salı

Gündüzüm de Sen Gecem de Sen!



Gündüzüm de Sen Gecem de Sen!

Karlı bir kış günü, yasemin kokulu bir bahar akşam üzeri, sıcak bir yaz gününün serin sabahı, romantik bir sonbahar yağmuru izlerken, bir öğle yemeğinden sonra, ikindi vakitlerinde fırından yeni çıkmış poğaçalarla ya da limonlu bir kek eşliğinde, akşam misafirliklerinde, çay bahçelerinde, bayramda, iftarda , çay her yerde, her zaman yanımızda… 



Kısacası; hayatımızın her anına güzellik katan çayın belirli bir saati zamanı yoktur. Olamaz da, o hayatın içeceğidir, yeri geldiğinde bir yer sofrasının konuğu yeri geldiğinde altın kaplı bardakların misafiri… 

Ama hep bizimle olur çay, yarenlik eder hayatımıza, acımızda çay, kederimizde çay...Cenaze evlerinde buruk tadıyla eşlik eder acımıza... Doğum günlerinde bir fincan çay yine elimizde, neşe ile... Dost sohbetlerinin baş tacı çayınyalnızlığa iyi gelen tarafları da var tabi...


Hal böyle olunca çok sevilmesi ve tüketilmesi de anormal değil...  Bizden biri gibi çay...Üşüdüm bi çay koy, çay harareti alır bi çay içelim, aşık oldum yanımda yar çay, canım sıkıldı koy bi çay, sevgilimle içtim heyecanıma ortak yine çay... Hep çay hep çay...

 Çayı neden bu kadar seviyoruz? sorusuna cevap aramaktan çıktı tüm bu yazdıklarım,.. Yani sorumun cevabı çok derin ve uzun, belki de düşünmek gereksiz, düşünmeden, sorgulamadan sevmek gerekir bazen işte seni öylesine seviyoruz Çay!

Çay'la Kalın!  www.safidem.com

22 Haziran 2015 Pazartesi

Poşet Çayın Hikayesi









POŞET ÇAYIN HİKAYESİ...



Çay gibi harika bir içeceği boz renkli, tatsız bir hale getiren poşet çayı sevmeyenler kadar pratik oluşu nedeniyle sevip kullananlar da var.

Nereden gelmiş, kimin aklına gelmiş çayı poşete koymak dimi...

Poşet çayın icadı tamamen bir tesadüfle olmuş. 

Bundan 100 yıl önce New York'lu kahve tüccarı Thomas Sullivan çay ticaretine girişmiş.

Ancak; çaylarını tanıtmak için yaptırdığı ambalajlar bütçesini zorlayınca eşantiyon çayları, elde dikilen küçük ipek bezlere doldurup alıcılarına ulaştırmaya başlamış.

Siparişler gelmeye başladığında; müşteriler küçük poşetlenmiş çaydan talep edince, Sullivan farkında olmadan poşet çayın mucidi oluvermiş ve ekonomik olsun diye bulduğu çözümden ciddi paralar kazanmış.

Böylelikle bu yeni icad ABD’de kısa zamanda tutulmuş. Çay tiryakileri kitleler halinde poşet çaya dönmüş. Ve ipek poşet de 1930’da yerini kağıda bırakmış.


Bu yeni icadın İngiltere'ye gelişi ise; tam 50 yılı bulmuş.
İngiliz çay tiryakileri bu ABD icadına uzun süre kuşkuyla yaklaşıp zor benimseseler de bugün İngiltere’de poşet çaysız bir yaşam düşünmek çok zor. 

Ülkemizde de poşet çay tüketimi yadsınamayacak kadar fazla ama çoğunluk yine çayı demlemekten, dinlendirmekten yana...

Nede olsa çayın tadı deminde neyle, nasıl demlendiğinde...

İyi demlenmiş bir çayın yerini ne doldurabilir ki?

Çay'la Kalın...:)   www.safidem.com







19 Haziran 2015 Cuma

SaVaşMa ÇaY YaP!:)




Savaşma Çay Yap!


Beş çayı denilen kekli, pastalı toplantı ve görüşmeler İngiliz çay kültürünün temelini oluşturmuş daha sonra, dünyada da yayılmaya ve ünlenmeye başlamıştır.

Çayı çok fazla tüketen İngilizler , sömürge altında tuttukları yerlerde de çay yetiştirip tüm dünyaya satmışlar ve dünya çay pazarının hakimi konumuna gelmişlerdir.



2003  yılında İngilizlerin Irak'a asker göndermesini protesto edenler Londra'da büyük bir hareket başlatmışlar ve geniş kitlelere ulaşmışlardır. Çayla ne alakası var demeyin;  protestonun çayla ilintisi ise şöyle; 

İki milyon kişinin katıldığı gösteride bazı insanların ellerindeki pankartlarda Basbakan Blair' in kafasına çay fincanı geçirilmiş, elinde de makineli tüfek olan bir resmi görülmüştür, resmin üzerinde ise  ‘savaşma çay yap’ anlamına gelen ‘make tea not war’ yazmaktadır. 


Başka ilginç bir olay ise İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ‘bizim askerimiz için çay cepheneden bile daha önemlidir’ demesidir. 

Yani çay sıradan bir içecek değildir, siyasete, günlük yaşama ve daha bir çok şeye yani hayata demini vermiştir...

Çay'la Kalın!:)

18 Haziran 2015 Perşembe

Ramazan'da hangi Çayı İçmeli??



Ramazan ayını doğru çayları içerek rahat geçirin...

Son yıllarda ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesine, bir de günlerin uzunluğu eklenenince vücudumuzu korumak ve ona göre beslenmek şart oldu. 

Ramazanda en çok tüketilen içecek ise çay. 

İftar ve sahur menülerimizin olmazsa olmazı siyah çayı içmeyin demiyorum ama, en azından yemeklerden hemen sonra  ve sahurda önereceğim çayları tüketmekte  fayda var:)

İşte ramazan ayında tüketmeniz gereken  çaylar;



Rezene Çayı:


Rezene bitkisinin mide spazmlarını çözücü ve mide kaslarını rahatlatıcı etkisi vardır.


Gaz giderici ve ödem attırıcıdır. 

Sahurda demleyeceğiniz rezene çayı, hem geç saatte gıda aldığınız için yorulan midenize iyi gelecek hem de uyku verici özelliğiyle tekrar uyumanızı kolaylaştıracaktır.

Yine papatya çayı da; uyku problemi olanlar için ideal bir çaydır, onunda sindirim sistemi üzerinde rahatlatıcı etkileri vardır.


Beyaz Çay :

Son zamanlarda adını sık sık duymaya başladığımız beyaz çayın kalori ve kafein oranı çok az.

Ramazan ayında kilosunu korumak isteyenlere özellikle önerdiğimiz  beyaz çayın aroması az olduğundan , kuru meyvelerle harmanlanlayıp tatlandırarak demleyebilirsiniz .

Kan basıncı düzenleyici etkisi ,kolestrole iyi gelişi ve daha bir çok faydası onu ramazan ayında içilecek çaylar arasında üst sıralara taşıyor.

Yeşil Çay: 

Özellikle cildimiz için tüketmemiz gereken bir çay yeşil çay... 

Ramazanda gün boyu susuz kalan cildinizi; iftardan sonra 1 bardak yeşil çay içerek nemlendirebilir, antioksidan etkisiyle de bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz.         

www.safidem.com

 Çay'la Kalın....:)


17 Haziran 2015 Çarşamba

Çay Öcü Mü?



Çay Öcü Mü?

Kahvaltıda ya da misafirliklerde büyükler mis gibi demlenmiş çay içerken çocuklara süt ya da portakal suyu verilmesi, çoğu çocuğu ağlama krizlerine sokmuştur.

Sen de çay içer misin? sorusuna anneler
"aa yok içmez o!" cevabını verirken tepinen çocukları görebilirsiniz.

Steril anneler diyorum ben onlara...

Bir merak unsuruna dönüştürülen çay sonrasında güç savaşına bile dönebiliyor.

 Çocuk bu derdi keşfetmek nihayetinde...

Ağlamalar... Ve sonunda paşa çayı denilen, sudan hallice bir iki damla dem eklenmiş, bol şekerli saçma karışım verilir çocuklara...

Ki şekerin minik bedenlere zararı çok daha fazla...

Hal böyle olunca; acaba çay bir çocuk için öcü mü? Sorusu geliyor akıllara...

Hayır değil tabi ki...

Sadece; içerisinde kafein ve tein barındırdığı için  yemeklerle ve kahvaltıda tüketilmemesi gereken bir içecek. Aksi takdirde demir eksikliği yapabiliyor.

Ancak çayın içerisinde yüksek oranda B vitamini ve faydalı mineraller de bulunuyor.

Uzmanlar 1 yaşına kadar çayı bebeklere tavsiye etmiyor daha sonrasında az demlenmiş açık ve limonlu çayın az miktarda verilebileceğini söylüyorlar.

Rooibos çayını ise; bebekken bile verebiliyorsunuz o çayın içerisinde zararlı olabilecek hiç bir madde bulunmuyor.

Ben çocukluğumda İngiliz usulu çayı yani çay+süt karışımını çok severdim.

Şimdi 4 yaşındaki kızımda sütlü çay yada açık ballı limonlu çaya bayılıyor.

Çayın korkulanın aksine; çocuklar üzerinde de sakinleştirici bir etkisi olduğuna da inanıyorum.

Çayın zehir gibi çocuklardan kaçırılması yerine, makul ölçülerde içilmesinde bir zarar olmadığına göre çayı tatmalarına izin verin bırakın keşif etsinler.

Çay'la Kalın...



15 Haziran 2015 Pazartesi

Çayın Organiği Mi?






Çayın Organiği Mi?
Pazarda, manavda, markette hepimizin ağzında aynı laf " şu çileğe bak nasıl iri, kesin hormonlu bu!" "böyle salatalık mı olur canım" 

Hormonlu ve katkı maddeli ürünlerden yılmışken bir de başımıza çayın organiği çıktı! 


Hadi canım kaç senedir içiyoruz! demeyin evet artık çayında organik olanı var...


Ne yazık ki çayda doğal olmayan yöntemlerle yetiştirilenler arasına girdi..


Ve biz 2000'li yıllarda organik çay kavramıyla tanışmaya başladık...


Ama nedir organik çay?


Tamamen doğal ortamda, doğal gübreyle, doğal kaynak suyuyla yetişen çaya organik çay deniyor.


Organik çay yetiştirilirken haşere vb için de hiç bir ilaç atılamaması gerekiyor. 


Türkiye’de organik gıda işi; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen özel kuruluşlar tarafından yürütülmekte. 


Firmaların önce sertifikasyon firmasını bulması ve sonra uygulama sürecine geçmesi gerekir.   


Öncelikle toprak analizleri ile işe başlanır ve her yıl düzenli olarak toprak analizleri yapılıp topraktaki kimyasalların durumu kontrol altında tutulur. Taki toprak istenilen seviyeye geline kadar... 


Daha sonra ekim ve bakım işlemleri başlar...Toplanması, fermente olması, kurutulması ve paketlenmesine kadar her işlem özenle ve kaidelere uygun olarak yapılır.


 

Hal böyle olunca; organik çayın fiyatı da diğerlerinden daha pahalıdır.

Türkiye'de organik çayı yapan ilk firma Öz çay ardından Karali çaydır. 




Daha sonra Çay-kur ve diğer firmalar da organik çay üretimine girmiş ve pazardaki alana girmişlerdir.





İnorganik ürünlerin içerisindeki kimyasalları ve vücuda zararlarını düşününce eğer denemediyseniz denemekte hatta, kullanımını sürdürmekte fayda var...


Çayla kalın...






5 Haziran 2015 Cuma

Zafaran Çay Hem de Detoks Etkili!











Mardin'den gelen mistik bir lezzet yoğun baharat ve enfes bir çay deneyimi...



Size bu gün ünlü Zafaran Çaydan bahsedeceğim.


Mardin'in Deyrul Zaferan Manastırı  çevresinde yetişen seferan (safran) bitkisi hem manastıra hem de bölgede ünlenen Zaferan Çayı'na isim vermiş.

Bölgenin gözde içeceği olan çay, zamanla turistlerin yoğun ilgisi ve damaklarda bıraktığı lezzetle kendini giderek sevilmiş ve ünlenmiş. Mardin'e gidip de bu çaydan içilmediği olmaz mesela bir çok yerde  ikram edilir...


Gelelim içeriğine; çay sevmeyenlerin bile kolayca içebileceği bir tada sahip. Çünkü içerisinde tarçın, karanfil, safran ve kaçak çay ve toplamda 7 çeşit organik bitki bulunuyor.

Mistik ve huzur veren bir kokuya sahip  ki; karanfil ve tarçın severler bu hazzı iyi bileceklerdir.


Zafaran Çayı özel yeteneklere de sahip; özellikle gergin anlarda  rahatlatıcı etkisi olan bir çay. 


Tamamen bitkisel olan zaferan çayı ; vücuda direnç verirken güçlü bir antioksidan etkisi yaratıyor. Dezenfektan özelliği ile de virüslere savaş açıyor. 



Yapılan çalışmalar safranın anti kanser ve anti tümör etkilerini kanıtlandı. Dolaşımı hızlandırdığından kalp- damar hastalıklarına ve cinsel istek arttırmaya da iyi geldiği biliniyor.

En can alıcı özelliği ise; zayıflamaya yardımcı olması!

Yağ yakıcı özelliği ile; detoks görevi gören karışım son zamanlarda kilo problemleri olanların baş ucu çayı olmuş durumda.


Ancak; bu mucizevi çayın yine de günde 2 fincandan fazla tüketilmemesinde fayda var.


Çayın demlenişi ise çok tanıdık; bildiğimiz Türk çayı usulü demleniyor. Fakat ölçü olarak normalde koyduğunuz çayın yarısı kadar koymanız gerekiyor. Aksi takdirde çok koyu ve buruk gelebilir.

İkramda demin açık olmasını da tavsiye ederim.

Bu farklı tadı damaklarında hissetmek isteyenler www.safidem.com adresinde bulabilir.


Çay'la Kalın...






4 Haziran 2015 Perşembe

BİR FOTOĞRAF, BİR ÇAY! İŞTE DÜNYADAN ÇAY RİTÜELLERİ!

                   

BİR FOTOĞRAF, BİR ÇAY! İŞTE DÜNYADAN ÇAY RİTÜELLERİ!


Dünyanın önde gelen seyahat ve yaşam dergisi Condé Nast Traveler, müthiş bir çalışmaya imza atmış. 


Ve dünyanın dört bir yanından çay ritüellerini yansıtan bu fotoğraf serisi geçen sene hazırlanmış ama yine de çay severlerle paylaşmaya değer!


Çalışmayı yapanların emeğine sağlık!





Britanya: Dünya çay kültürüne Çay Saati ve Earl Grey gibi iki büyük geleneği hediye etmiş İngilizlerin tipik bir çay oturumunda rengarenk porselenler ve çayın yanında yemeden duramadıkları tatlı ekmekler olan Scone’lar öne çıkıyor.












Hindistan: Çayın anavatanlarından olan Hindistan’ın her köşesi gibi çayı da baharat kokuyor. Bol baharatla harmanladıkları siyah çayı sütle ağır ağır pişiren Hintliler, bazen uzun süre kaynatıp kremamsı bir çay da elde ediyorlar. Bu yoğun içeceği bal ya da şekerle tatlandırarak içiyorlar.













Fas: Yolu Fas’tan geçen herkes meşhur naneli çayından haberdardır. Ya şekerli, ya da çok şekerli sunulan bu çay hazırlanırken, Gunpowder yeşil çayı, taze nane yapraklarıyla beraber demleniyor. Genelde evin en yaşlı erkeği tarafından hazırlanan çay, bardaklara ayaktayken, yani oldukça yüksekten konuyor, bu sayede çayın kokusu tüm odayı sarmalıyor.





Çin: Dünyanın en büyük çay üreticisi olmayı sürdüren Çin’de her çeşit çay yetiştiriliyor. Örneğin resmin sol üstünde görebileceğiniz presslenmiş Pu-Erh çayı da, hemen altındaki yeşil çay da Çin’de üretiliyor. Çinliler çayı gün boyu tüketebiliyor; yemekler hariç. Yemek yanında katiyen çay tüketmiyorlar.






aponya: Bir ritüeller ülkesi olan Japonya’nın tabii ki çayla ilgili de bir seremonisi var. Usulüyle uygulandığında saatler süren ve çaydan alınacak hazzı maksimize eden bu seremoni, Japonya’da hala uygulanıyor. Seremoniye duyulan saygı, mümkün olan en iyi çay ve ekipmanların seçilmesini gerektiriyor.














Doğu Afrika: İngilizlerin sömürgecilik döneminde Doğu Afrika’ya tanıttıkları pek çok şeyden biri de 5 Çayı Gelenği oldu. Şimdilerde kendi çaylarını da üreten ve dünya çay pazarında konumunu gitgide güçlendiren Kenya ve Malawi gibi ülkelerde de, Çay Saati bir gelenek olarak önemini koruyor.





Rusya: Tıpkı kışları ve votkaları gibi, Rusların çayları da son derece sert oluyor. Genelde Çin orijinli çaylar kullanan ve bunları odun ateşine konmuş bir semaverde pişiren Ruslar, çaylarını bol şekerli içmeyi tercih ediyor. Sonuçta ortaya odunsu ve şekerli bir tat çıkıyor.



Fotoğraf: Anna Williams Photography
Prop Styling: Amy Wilson
Kaynak: Condé Nast Traveler






































































































White Moon Denenmesi Gereken Çin Çayı!




















Tahrik edici bir koku ve yumuşak bir içim  White Moon!

Dünyaca ünlü Çin Oolong çayından elde edilen Basilur Tea'nın white moon oolong çayı aroma katılmadan elde ediliyor.

 Nasıl mı?

Yoğun süt buharında bekletilerek. Çay yaprakları süt aromasına doyuruluyor...Hal böyle olunca da muhteşem kokulu bir çay çıkıyor ortaya...

Şekerli kokusuyla damaklara işleyen bir lezzete sahip ve yumuşak bir içimi var.

Sağlık açısından da oldukça faydalı; yarı fermente olan oolong çay antioksidan açısından değerli ve kafein oranı çok az bir çay.

Yeşil çayın rahatlatıcı, sindirimi düzenleyici, metabolizma ve yağ yakımını hızlandırıcı tüm özelliklerine sahip olmanın yanı sıra farklı bir içim deneyimi sunuyor.

Özellikle gün sonunda yorgunluk atmak için harika bir seçim.

White moon aroması ile şekersiz çay içenlerin de çok hoşlanacağı bir çay.



Biraz da Basilur Tea 'dan bahsetmek istiyorum.

Bu özel çaylar Sri Lanka'nın Ceylon adasında üretiliyor.


1870 'lerden beri çay toplama ve üretme faaliyetlerini gösteren Basilur Tea' nın çayları özenle elle toplandığından ve tadı ve aromaları çok lezzetli.








Yurt dışında hediye olarak oldukça tercih edilen çayların farklı çeşitleri ve birbirinden güzel ve şık ambalajları  dikkat çekiyor.

 Basilur tea Türkiye'de online olarak sadece www.safidem.com adresinde satılıyor.


Mistik ve değişik bir çay keyfi için mutlaka denemenizi öneriyoruz.